Kâğıttan Ekrana Erkam Yayınları’nın 45 Yıllık Yürüyüşü
Erkam Yayınlarının Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Doğan Gökmen Bey ile yayınevinin 45. yılı vesilesiyle yayıncılığın geleceği ve Erkam E-Kitap uygulaması üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik…
Efendim, geçtiğimiz Mart ayında Altınoluk Dergimiz 40. yılını idrak etti. Erkam Yayınları da 45. Yılını doldurdu. Siz uzun yıllar Erkam Yayınları bünyesinde çalıştınız ve şu anda hâlihazırda Erkam Yayınları’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısısınız. Erkam ilk kurulduğunda Cağaloğlu’nda bir apartman dairesinde başladı. Şimdi ise 60’ı aşkın dildeki yüzlerce eseriyle dünyanın dört bir yanında geniş bir okuyucu kitlesine sahip. Öncelikle sizlerin duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Öncelikle Erkam’da bulunmaktan çok büyük bir onur duyduğumu belirterek sözlerime başlamak isterim. Tercüman gazetesinde başladığım basın-yayın hayatına, 1986 yılında Erkam’la tanışmak nasip oldu. Bugünlere kadarda geldik, elhamdülillah. Malumunuz Erkam’ın kendine has, içinde Allah Dostlarının manevi irşad vazifesini barındıran bir kuruluş hikâyesi var. Medine-i Münevvere’de iki Allah dostunun yan yana gelmesiyle başlayan bir yolculuk bu. Sami Efendimiz inci gibi el yazmalarıyla o güzide eserlerini hazırlarken, Musa Efendimiz de o kitapların insanlara ulaşması için gayret ediyor. Abdullah Hocamız da onların bu düşünce, duygu ve niyetlerini alıp hayata geçiriyor.
Yayıncılık aslında şu demektir: Kendi misyonunuz doğrultusunda, bu misyona ihtiyaç duyan insanların taleplerini tespit edip bunları kitaplaştırarak onlara sunmak. Tabii bunun altyapısında Allah dostlarının gönül dünyalarındaki o mânevî güzellikler bulunuyor. Bu güzellikler yayıncılık arzusuyla buluşunca, ortaya insanın gönlünü inşa eden ve her insana ulaştığında büyük hüsnükabul gören bir yapı çıkıyor. Erkam’ın temelinde bu duygu olunca, yayınevi her yıl kendini geliştirerek, insanların ihtiyaçlarına yönelik yayınlar ortaya koyarak hayatını sürdürüyor.
Tabii bu ihtiyaçlara binaen yayıncılık faaliyetleri içinden farklı taleplere cevap vermek adına; Altınoluk, Yuvamız, Altınçocuk, Şebnem, Genç, Bizim Bahçe ve Okur dergilerini yayımlıyor. Bununla birlikte bu güzide eserlerin farklı dilleri konuşan insanlara ulaşması amacıyla Hüdayi Vakfı ile iş birliği içinde, dünyadaki insanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yabancı dilde kitaplar da neşrediyor. İşte bugün 1500’ü aşkın eserle, 60’ı aşan dil seçeneğiyle ve her yaştaki insanımıza hitabeden dergileriyle hayatın her alanındaki insana dokunan bir yayıncılık hayatı var Erkam’ın.
Bu süreçte elbette Allah dostlarının nüvesi çok önemli. Sizler buradaki çalışma hayatınız boyunca bunun bereketini nasıl gördünüz? Nasıl geri dönüşler aldınız? “İyi ki bu işin içindeyiz, bu bir iş değil aslında, bize bir lütf-u ilahi” dediğiniz zamanlar oldu mu?
Elbette, şöyle ki: Bir kere Allah dostları kendi gönüllerindeki Ümmet-i Muhammed’e olan merhametlerini en başa koyuyorlar. Ancak o merhametin altyapısında Allah rızası, Peygamber sevgisi ve en önemlisi Kur’an ile sünnet ölçülerinin sarsılmaz bir yapısı var. Tüm bunlar bir araya gelince -yani Kur’an ve sünneti takvayla yaşama duygusu, bunu insanlara ulaştırma merhameti ve kendi gönül dünyalarındaki muhabbetleri ortaya konunca- onların gönüllerinden coşup gelen eserler doğrudan insanın gönlüne hitap ediyor ve tesir ediyor.
Gönle hitap ve tesir gerçekleşince de insanlar okudukları kitaplardaki bilgileri, tavsiyeleri, nasihatleri veya örnekleri kendi hayatlarına tatbik etmek istiyorlar. İşte burada müthiş bir güzellik ortaya çıkıyor. Bunu yaşayan insan, bir başkasına taşıyan, anlatan kişiye dönüşüyor; çünkü mesele bizzat kendi hayatıyla buluşmuş oluyor. Belki de Allah dostlarının “tasarruf” dedikleri nokta tam burada ortaya çıkıyor. Onlar; insanlarda tespit ettikleri eksiklikleri gidermek, Allah’ın razı olmadığı hâlleri terbiye etmek ve güzel hâllerin daha da gelişmesini sağlamak için insanlara gerekli bilgileri ulaştırırlar. İnsanlar da bu bilgileri açık bir gönülle okuyup hayatlarına tatbik ettiklerinde, işte o tasarruf gerçekleşmiş oluyor.
Kitaplar yayınlandıkça insanların bunlara rağbet etmesi sizi zaten motive ediyor. Bunu geri dönüşlerle veya satış grafiği ile tespit edebiliyorsunuz. Fakat asıl bizi motive eden hususlardan bazıları, İslam’ın ulaşmadığı yerlere giden kitapların oluşturduğu güzellikler ve o yöndeki geri dönüşlerdir. Müellifimiz Muhterem Osman Nuri Topbaş Üstadımızın yurt dışı seyahatlerinde hep bizlere söylediği bir söz vardır:
“Bizim birinci derdimiz, vazifemiz İslam’ın ulaşmadığı yerlere İslam’ı ulaştırmak, İslam’ın ulaştığı yerlerde de İslam’ın güzel yaşanmasına yardımcı olmaktır.”
Bu noktada İslam’ın ulaşmasına ve en güzel şekilde yaşanmasına yardımcı olacak en önemli araçlardan biri kitaptır. Geçmiş dönemlerde Allah dostlarının mektuplarla yaptığı irşad, gelişen imkanlarla kitaplarla yapılıyor ve yeni teknolojilerde kullanılarak devam ediyor.
İslam’ın ulaşmadığı nereler var? Mesela hapishaneye düşmüş ateist bir insan, tıp fakültesindeki okuyan deist bir talebe veya Müslümanlığını unutmuş, bambaşka bir hayatın içerisine girmiş bir kişi... Baktığınız zaman, bunların hidayetlerinin genellikle hep kitapla buluşma noktasında gerçekleştiğini görüyorsunuz.
Mesela hapishanedeki bir kişi, Peygamber Efendimizi anlatan bir kitapla buluşuyor. İslam’ı ve Peygamberimizi seviyor, Müslüman olmak istiyor. Fakat bulunduğu ortamda Müslümanlığını ilan edip şahit tutacağı bir başka Müslüman yok. Bize mektup yazıp diyor ki:
“Ben sizin şu kitabınızı okudum, İslam’a ısındım. Müslüman olmak istiyorum fakat burada Müslümanlığıma şahid tutacağım kimse yok. Sizi bu mektupla şahid tutuyorum: Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasûluh.”
Bir başka olay; Sırbistan’da bir tıp talebesi ateizm propagandası yaparken Osman Efendi Üstadımızın Tefekkür kitabıyla buluşuyor. Okuduktan sonra diyor ki:
“Ben bir tıp talebesi olmama rağmen kendimden bile haberim yokmuş. Yıllarca ateizm propagandası yaptım, şimdi buradan Müslümanlığımı ilan ediyorum.”
Devamında çok içli başka bir hadise daha var: Bir kardeşimiz hidayete erdikten sonra umre niyetiyle yola çıktığında, savaş olan bölgelerde yaralılara yardım ederken kendisine de bir şarapnel isabet ediyor. Orada yedi gün içinde şehiden vefat ediyor. Şehit olmadan önce bir vasiyette bulunuyor:
“Müslümanlar umremi tamamlasınlar, Peygamber Efendimize selamımı götürsünler. Kefenimin içine de bir tane Tefekkür kitabı koysunlar; çünkü o kitap benim hidayetime vesile oldu. Eğer bulamazsanız, çantamda bir tane var.”
Bir başka hatıra; Amerika Kıtasından bir hanım kız yazıyor:
“Ben sosyal medyada gereksiz yerlerde dolaşırken Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin Son Nefes kitabıyla karşılaştım. Önce irkildim. Sonra okudukça kendime geldim, kendimi buldum. Size zinetlerimden gönderiyorum. Onları bozdurup bu kitaptan dağıtın.”
Bu tür hadiseler haliyle bizlere müthiş bir güç ve motivasyon veriyor. Bu gücün ve duygunun arkasında her türlü gayreti ortaya koyma hissiniz açığa çıkıyor. Bize bazen “Neden aynı kitaplar bu kadar fazla dile çevriliyor?” diye soruyorlar. İşte bu sebepten. O kitapların böyle hikâyeleri o kadar fazla ki, hangi dile çevirirseniz gittiği yerde müthiş bir uyanış meydana getiriyor.
Teknoloji hızla ilerlerken okuma alışkanlıkları da değişiyor. Bu anlamda yayıncılık faaliyetleri, bilhassa İslami yayıncılık nereye gidiyor ve siz bu konuda kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
İslâmî neşriyatın bir Türkiye’de karşılığı var, bir de Dünya’da. Türkiye’deki karşılığına baktığımızda, örneğin kırk yıl öncesine gittiğimizde İslâmî neşriyat daha çok İslam coğrafyasından besleniyordu. Oradaki eserlerin tercümeleriyle burada İslâmî kaynak eserler ortaya çıkmıştı. Belki de İslâmî yayınların yasak olduğu dönemlerde yeterli gelişim gösterilememişti. Fakat daha sonraları Türkiye kendi âlimlerini yetiştirdi. Kur’an ve Sünnet çizgisinde kıymetli âlimler yetiştiği için artık Türkiye dışarıya telif eser verir duruma geldi. Bugün Türkiye zaviyesinden baktığınızda, İslâmî eserler neşreden birçok kıymetli yayınevi var.
Erkam da bu noktada tasavvufî yayınlar ve kaynak eserlerle öne çıkmış bir yayınevi. Sami Efendi Hazretleri ile başlayan yayıncılık hayatı, Musa Efendi’nin kitaplarıyla devam etmiş ve bugün yayınevimizin en çok telif sahibi olan Muhterem Osman Nuri Topbaş Efendi’nin kitaplarıyla ciddi mânâda bir külliyatlara dönüşmüştür. Kur’an ve sünnet ölçüleri içerisinde, her türlü olumsuzluktan uzak, sade ve çok net bir İslâmî-tasavvufî hayat ortaya koyan eserler verilmiştir. Bunlar yeni yetişen nesle hazır bir bilgi hazinesi oluyor; ihtiyaç duyulduğunda hemen okuyucuya ulaşan eserler hâline geliyor.
Dünya geneline baktığımızda da, İslam’a doğru ciddi bir akış olduğunu görüyoruz. Buradaki en önemli irşad unsuru, İslam coğrafyalarındaki mazlumların yaşadıkları çilelerin artık herkes tarafından görülüp hissedilmesidir. Bu direnişler, İslam’a düşmanca bakan medyanın oluşturduğu algıyı yıktı ve insanların İslam’a bakış açısında bir değişim meydana getirdi. Hâl böyle olunca insanlar İslam’a rağbet ediyor, merak ediyor ve İslâmî eserleri temin ederek İslam, Müslümanlık ve Peygamber Efendimiz hakkında bilgi sahibi olmak istiyorlar.
Bizler bu noktada, İslâmî kitapların gümrüklerden girişinin hâlâ yasak olduğu ülke ve bölgelere ulaşabilmek adına o insanların ihtiyaç duyabileceği eserleri mobil uygulama üzerinden e-kitap formatında sunduk. Özellikle pandemi döneminde bu e-kitaplar çok faydalı oldu. Ancak dünya genelinde e-kitabın okunurluğu, basılı kitaba kıyasla henüz %10’lar civarında. Yani çok da büyük bir rakam değil. Ancak hem Dünya’daki bütün okurlarımıza daha kolay ulaşmak hem de değişen kitap okuma alışkanlıklarına uyum sağlamak adına biz de Erkam E-Kitap uygulamamızı hayat geçirdik.
“Erkam E-Kitap” uygulaması hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu uygulama okuyuculara ne gibi avantajlar sunuyor?
Bizim kendi müstakil uygulamamız bu sene hayata geçti. Zaten e-kitaplarımız Google Play ve diğer uygulama platformlarında hem Türkçe hem de yabancı dillerde bulunuyordu. Okuyucularımız eserlerimizin e-kitap formatlarına da baskılı formatlarına da ulaşabiliyorlardı. Ancak yeni hayata geçirdiğimiz bu mobil uygulamada, e-kitap formatındaki bütün eserlerimiz, Erkam Akademi, Ser Kitap, Şebnem, Genç kitap ve Erkam Çocuk gibi markalarımızın yayınları da dâhil olmak üzere, tek bir yerde toplanıyor. Kitaplarımız, yazarlarına ve içeriklerine göre kategorize edilmiş durumda. Uygulamaya abone olan kullanıcılar, 850 civarındaki kitaplarımızın tamamını cep telefonundan veya tabletlerinden kolaylıkla okuyabiliyorlar.
İstedikleri her kitaba ulaşıp not alabiliyorlar, notlarını uygulama içinde saklayıp daha sonra tekrar okuyabiliyorlar. Nerede kaldıklarını işaretleyebiliyor, istedikleri zemin renginde, yazı büyüklüğünde ve fontunda okuma yapabiliyorlar. Kısacası kendi ihtiyaçlarına ve isteklerine göre kitapları kategorize edip, okuma alışkanlıklarına ve ihtiyaçlarına göre her şeyi organize edebiliyorlar. Ayrıca her yeni çıkan kitap da ek bir ücret talep edilmeden anında uygulamaya ilave ediliyor.
Şu anda hâlihazırda 850 esere hemen erişilebiliyor. Bir basılı kitabın fiyatına, aylık 250 liraya, bu 800’ü aşkın kitabın tamamına ulaşılmış oluyor. Tabii buradaki en önemli husus, çok rahat okuma imkânı sunan, kaliteli, Erkam standardında bir uygulama olmasıdır. Bütün kütüphanenizi cebinizde taşıyorsunuz. Bu sayede akademisyenler, ilim ehli kişiler, kitlelere sohbet eden insanlar veya okuma grupları bu uygulama üzerinden rahatça kitapları takip edebilir, notlar alıp bunları kaydederek kendi çalışmalarında kullanabilirler.
Bu uygulamanın çok önemli başka avantajları da var: Birincisi, kitabın ulaşmadığı veya yasaklandığı bölgelere anında erişim sağlıyor. İkincisi, basılı kitapta yaşanan lojistik ve maliyet kayıplarını engelliyor. Üçüncüsü ise çocuklara kitap sevgisini aşılamak için iyi bir alışkanlık sunuyor. Erkam’ın bundan sonraki adımı, çocuk kitapları bölümünü geliştirerek çocukların oyun oynarken okumayı da öğreneceği bir tarzda uygulama oluşturmak olacak. Şimdiden bu uygulamayı çocuklarla paylaşmak, onlara resimleri göstermek ve okutmak gerekiyor. Çocuklar telefonla oynamayı seviyor; en azından onlara doğru resimler sunan, doğru metinlerle karşılaşacakları düzgün bir alternatif sağlamış oluyoruz.
Uygulama şu anda çok rağbet görüyor. Verilere göre hiçbir reklama çıkmadan, mevcut okuyucularımızın da desteğiyle ciddi rakamlara ulaştık. İleride çok daha iyi olacağı kanaatindeyiz.
Son olarak okuyucularımıza mesajlarınız ne olur?
Erkam’ın yayınladığı kitapların temelinde belli bir düşünce, misyon ve ihtiyaç yatıyor. Okuma alışkanlığının giderek azaldığı günümüzde, insanlarımızın kendilerini okumaya teşvik etmesi gerekiyor. Kitapların telefonda olmasının, yani bütün kütüphanenizi cebinizde taşımanızın şöyle bir özelliği var: Aklınıza gelen her yerde kitaba ulaşabilirsiniz. Uçakta, otobüste, yurt içinde veya yurt dışında; çantanızda fiziksel bir kitap taşımanıza gerek kalmıyor. Sosyal medya platformlarında fuzuli vakit geçirmektense, kitapların sayfaları arasında gezinerek vaktimizi çok daha verimli hale getirebiliriz. Bu, dijitalin sunduğu büyük bir avantaj.
Merak ettiğiniz bir konuyu, yazarı veya kitabı hemen açıp ön araştırma yapabilmek adına çok önemli bir uygulama bu. Kitapla olan bağımızı kuvvetlendirmek için bu alışkanlığı kendimize, ailemize ve çocuklarımıza kazandırmalıyız. Okuma alışkanlığını kaybetmemeliyiz. Sadece seyrederek çok fazla bir şey öğrenilmiyor. Elbette görsel içeriklerin de bir bilgi değeri var ancak beynimize, düşünce sistemimize ve hafızamıza verdiği zararlar ile dikkat dağınıklığına yol açması göz önüne alındığında, bunu tamir edecek en önemli aracın kitapla haşır neşir olmak olduğuna inanıyoruz.
Erkam’ın slogan olarak benimsediği sözler var. ‘Kitaplarla Kitab’a ulaşsın yolunuz’ “Bütün kitaplar, tek bir Kitab’ı anlamak içindir.” Yani kitapla edinilen bu ünsiyetin, insanı nihayetinde Kur’an-ı Kerim’e yönlendirmesi gerekir. Her gün Kur’an-ı Kerim’le buluşacak bir fikrî yapımızın olması şart. Ehlullahtan bazı zatlar sabah kalktıklarında hiçbir şey yapamasalar bile Kur’an-ı Kerim’i yüzüne gözüne sürer “Rabbimin kitabı, Rabbimin kelamı” diyerek güne öyle başlarlarmış.
İşte kitapla olan ünsiyetimizin kopmaması için bu uygulamalar çok mühim. Mademki bugün cep telefonsuz bir hayatı düşünemiyoruz, o hâlde elimizden düşürmediğimiz bu dijital cihazların bizi doğru içeriğe, doğru bilgiye, kitaba ve inşallah kalbimize inecek o doğru yöne sevk etmesi gerekiyor. Erkam E-kitap uygulamamızın da buna vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Bizler de hayırlara vesile olmasını dileriz. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.
Bizler de bu vesileyle bugüne kadar bizlerle beraber olan bütün gönül dostlarımıza, yazarlarımıza ve okurlarımıza teşekkürler ederiz.